Anasayfa E-Posta Gönder Yazıları Takip Et

Şimdi… !

Eskiden… 

Çember çevrilir, su musluktan içilir, ağaçlara tırmanılırdı. Bebekler bezden, silahlar tahtadan, resimler kömür karasından yapılırdı. Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin isimleri konulur, saatli maarif okunurdu. Komşuda pişen bize, bizde pişen komşuya düşerdi. Geceler ayaz, sokaklar karanlık, yıldızlar parlak olurdu. Turşu, salça, mantı evde yapılır, karpuz kuyuda soğutulurdu. Erik ağacının çiçeği, pencere camımıza yaslanır, güz yaprakları bahçemize düşerdi. Kardan adam yapılır, evlerde soba yakılır, kış gecelerinde masal anlatılırdı. Merdiven çıkılır, aidat ödenmez, yönetici seçilmezdi. Evler badanalı, sokaklar lambasız, mahalleler bekçili olurdu. Ajans radyodan dinlenir, çizgi roman okunur, defterlere kenar süsü yapılırdı. Hayat, arkası yarın gibiydi, kesintisizdi. Her gün yaşanacak bir şey vardı. Herkes kendi düşünü kurar, kendi hayatını oynardı. 

Şimdi, herkes yoğun, yorgun ve tek başına… 

Can Dündar

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu yazı toplamda 245, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

Modernleşen Hayat Ve Çocuklar

Bizim çocukluğumuz köyde geçmişti, onlar çok güzel günlerdi, çocukluk aslında her zaman güzeldir. Çok eskiden demeyeceğim, bizim çocukluğumuzda, daha köylere siyah-beyaz televizyonlar gelmemişken köy evlerinde toplanırdık. Komşular akrabalar gelir onlar sohbetler eder bizde o tatlı sohbetleri dinlerdik bazen de çeşitli oyunlar oynardık. Kimi zaman da annelerimiz, ninelerimiz, dedelerimiz bize gece yarılarına dek süren destanlar, efsaneler ve hikâyeler anlatırlardı. Biz onları zevkle dinlerdik. Namaz kılmayı ve dualar öğretmeyi de ihmal etmezlerdi.

Devamını Oku »

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu yazı toplamda 303, bugün ise 1 kez görüntülenmiş.